Ekim 29, 2025 0 AbakaTalksByGultekinOzdemir admin

Geçenlerde izlediğim NOVA belgeseli “Your Brain: Who’s in Control?” (Beyninizin Kontrolü Kimde?), beni ilk olarak Sigmund Freud’un bilinçdışı teorisinin bilimsel kanıtlarını bulduğum için heyecanlandırdı. O kadar ki, modern nörobilimin Freud’un yüzlerce yıllık sezgilerini biyolojik verilerle nasıl doğruladığını anlatan bir önceki yazıyı hazırladım.

Ancak belgeselin en ilginç ve beni en çok düşündüren anı, nörobilimci Charles Limb’in rapçiler üzerinde yaptığı deneylerdi. Çünkü bu deneylerin sonuçları, beni doğrudan Türk edebiyatının büyük ustası Oğuz Atay’a ve onun o kaotik, spontane ve “delilik” sınırındaki anlatım tarzına bağladı.

Bu yazıda, Limb’in bulgularıyla Oğuz Atay’ın eşsiz üslubu arasındaki o derin ve beklenmedik nörobilişsel bağlantıyı paylaşacağım. Yaratıcılığın sırrının, kontrolü tamamen bırakmakta nasıl yattığını göreceğiz.

Geçtiğimiz günlerde, beynimizin karar verme mekanizmalarını inceleyen NOVA belgeseli “Your Brain: Who’s in Control?” (Beyninizin Kontrolü Kimde?), aklımı kurcalayan bir edebi sorunun cevabını, beklenmedik bir yerde – bir nörobilim laboratuvarında ve bir rapçinin beyninde – verdi.

Yaratıcılık, serbest çağrışım ve kontrolü bırakmak.

Belgeselde, nörobilimci Charles Limb’in serbest stil (freestyle) rap yapan sanatçılar üzerinde yaptığı deneyler beni büyüledi. Bilindiği gibi serbest stil, rapçinin önceden hazırlanmış bir metin olmadan, o an zihninde kurduğu kafiyeleri ve imgeleri akışına bırakmasıdır. Tam bir spontane yaratıcılık anıdır.

Charles Limb’in Bulgusu: Eleştirmeni Susturmak

Charles Limb, rapçiler serbest stil yaparken, beyin aktivitesini gözlemledi ve çarpıcı bir sonuçla karşılaştı:

Kontrol Merkezi Kapanıyor: Rapçilerin beyninde, öz-izleme (self-monitoring) ve eleştirel düşünme gibi yüksek bilişsel işlevlerden sorumlu olan prefrontal korteksin belirli bir bölümünün aktivitesi azalıyor (kapanıyor) idi.

Akış Serbest Kalıyor: Bu azalma sayesinde, dil üretimi ve bağlantı kurma ile ilgili diğer beyin bölgeleri adeta sansürsüz bir akışa geçiyordu.

Limb’e göre bu, yaratıcılığın önündeki en büyük engelin bilinçli kontrol ve aşırı düşünme olduğunu gösteriyordu. Mükemmeliyetçilik ve kendini sürekli denetleme (yani prefrontal korteksin baskısı), tıpkı sporcuların kritik anda “tıkanması” gibi, sanatsal akışı da durdurur. Sanatçı, kontrolü bırakarak, kaosa teslim olarak gerçek yaratıcılığı serbest bırakıyordu.

Oğuz Atay ve Edebi Teslimiyet

İşte tam bu noktada, Türk edebiyatının büyük ustası Oğuz Atay’ın o benzersiz ve çığır açan anlatım tarzıyla bir nörobilişsel bağlantı kurdum.

Atay’ın eserleri (Tutunamayanlar, Tehlikeli Oyunlar, Günlük), rasyonel, düzgün ve kurallı roman dilinin tüm sınırlarını kasten yıkar. Onun metinleri:

Karakterlerin iç monologları, notları ve bilinç akışı, mantık zincirini kırar. Tıpkı rapçilerin sözleri gibi, düşünceler Atay’ın sayfasında da filtresiz ve kesintili bir biçimde dökülür.

Delilik Sınırındadır: Selim Işık’ın zihnindeki hezeyanlar, Hikmet Benol’un karmaşık sorgulamaları, dilin ve mantığın sınırlarını zorlar. Bu, adeta Atay’ın yazar olarak, Limb’in deneyindeki rapçiler gibi, kendi prefrontal korteksini edebi olarak susturmayı başardığının kanıtıdır.

Benim Çıkarımım:

Oğuz Atay, bilimsel araçlar olmadan, bir sanatçı olarak yaratıcılığın kaynağının bilinçli kontrolü feda etmek olduğunu sezgisel olarak anlamıştı. O, rasyonel zihnin ördüğü tüm “doğru cümle”, “düzgün olay örgüsü” zincirlerini kırmış; dilini, rapçilerin serbest çağrışımı gibi, kaotik bir akışa teslim etmiştir.

Atay’ın “delilik sınırında” görünen cümleleri ve spontane akışı, aslında filtresiz bir beynin en otantik ifadesidir. O, bilinçaltının kaotik yaratıcılığını, mantığın sıkıcı kontrolüne tercih etmiştir.

Belki de bir deha olmanın sırrı, beynimizde sessiz kalması gereken doğru sesi bulup onu susturmakta yatıyordur.

Gültekin Özdemir - 2025

Abaka Talks’a göz attığınız için teşekkür ederim.

Yeni yazılarımı kaçırmamak ve bu yolculuğa birlikte devam etmek için ücretsiz abone olabilirsiniz.

Share

Subscribe now

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir