Ekim 19, 2025 0 AbakaTalksByGultekinOzdemir admin

Taş Devri’nden Mega Yapılara

Araştırmacılar, “Geç Tunç Çağı’na ait dört taş mega yapı” keşfetti. Bu yapıların, vahşi hayvan sürülerini tuzağa düşürmek için kullanıldığı düşünülüyor.

Kuantum Ölçeğinde Fizik Yasaları Yıkılıyor

Fizikçiler, **termodinamiğin temel yasalarından birinin**, kuantum korelasyonu ile birbirine bağlı atom altı nesneler için geçerli olmadığını kanıtladı.

Y

ani evrenin “enerji dengesi” yasaları, atom ölçeğinde bambaşka işliyor olabilir.

James Webb’in Yeni Gözlüğü

İki Avustralyalı doktora öğrencisi, **James Webb Uzay Teleskobu’nun bulanık görüntülerini düzeltecek bir yazılım çözümü** geliştirdi.

Kâinatı daha net görebilmek için sadece teleskop değil, kod da gerekiyor artık.

Beyin Hücrelerinden Bilgisayar

İsviçreli girişim ”Final Spark”, kök hücrelerden geliştirilen insan beyni organoidlerini kullanarak “biyolojik bir bilgisayar” geliştirdi.

Elektrotlarla birbirine bağlanan bu mini beyinler, dijital algoritmanın temel yapısı 1 ve sıfırın yerini alabilecek kadar hassas tepki veriyor.

Henüz erken aşamada olsa da, “biyohesaplama (biocomputing)” alanında yeni bir çağın eşiğindeyiz.

Sinir hücreleri, yapay nöronlardan “1 milyon kat daha verimli”. Büyük dil modelleri gibi yüksek enerji tüketen sistemlerin geleceğinde belki de bu hücreler rol alacak.

Kurşun ve Beyin Evrimi

Uluslararası bir araştırma ekibi, “çevresel kurşun maruziyetinin Homo sapiens’in beyin evrimini etkilediğini” öne sürüyor.

Fosil dişlerdeki “kurşun bantları”, atalarımızın çevresel kurşuna sıkça maruz kaldığını gösteriyor.

Neandertallerdeki bir genin kurşuna verdiği tepki, modern insanlardakinden farklıydı. Bu fark, “korteks ve talamusta yapısal bozulmalar” yaratıyordu.

Yani beyin evrimimiz, belki de zehirli bir metalin gölgesinde şekillendi.

Southern Cross Üniversitesi’nden Renaud Joannes-Boyau şöyle diyor:

“Kurşuna maruz kalmak yalnızca Sanayi Devrimi’nin bir sonucu değildi. Bu, evrimsel tarihimizin bir parçasıydı.”

Karanlık Madde Olmadan Evrenin Genişlemesi

Peki evren neden hızla genişliyor?

Bremen ve Romanya’daki fizikçiler, ”karanlık enerji” terimi olmadan da evrensel genişlemeyi açıklayabilecek yeni bir model” geliştirdi.

Genel göreliliğin genişletilmiş bir versiyonu olan “Finsler yerçekimi modeli”, gazların yerçekimi etkisini daha doğru yansıtıyor.

Bu modeli ”Friedman denklemlerine” eklediklerinde, karanlık maddeye hiç atıfta bulunmadan “evrenin hızlanan genişlemesini” öngörmeyi başardılar.

Fizik tarihinde yeni bir sayfa mı?

1984’te William Gibson, “Neuromancer” romanında “siberuzay” kavramını ortaya atmış ve “canlı dokuya dayalı biyoçipleri” hayal etmişti.

2025’te ise bilim insanları, onun hayalini laboratuvar masasında gerçeğe dönüştürüyor.

Arkeologlardan fizikçilere, biyologlardan yazılım mühendislerine kadar herkesin aynı soruya farklı bir cevabı var gibi: “İnsan zekâsı ve evren birbirini nasıl yansıtıyor (reflection)?”

Evrenin sırlarını çözmek için baktığımız teleskoplarla, beynin sırlarını çözmek için yetiştirdiğimiz mini organoidler artık aynı soruya yanıt arıyor:

“Zekâ, doğanın kendi hesaplama biçimi olabilir mi?”

Gültekin Özdemir - 2025

Abaka Talks’a göz attığınız için teşekkür ederim.

Yeni yazılarımı kaçırmamak ve bu yolculuğa birlikte devam etmek için ücretsiz abone olabilirsiniz.

Share

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir